Gayrimenkul Hukuku23 Şubat 20265 dk okuma32 görüntülenme

El Atmanın Önlenmesi Davası Nedir? TMK 683 ve Temel Şartlar

Bu rehber, mülkiyet hakkının korunması amacıyla açılan el atmanın önlenmesi (müdahalenin men'i davasının tanımı, hukuki dayanağı ve temel şartlarını açıklamaktadır.

El Atmanın Önlenmesi Davası Nedir? TMK 683 ve Temel Şartlar

El Atmanın Önlenmesi Davası — TMK Madde 683 ve Temel Şartlar

Bu rehber, mülkiyet hakkının korunması amacıyla açılan el atmanın önlenmesi (müdahalenin men'i) davasının tanımını, hukuki dayanağını ve temel şartlarını açıklamaktadır.


1. Mülkiyet Hakkının Özü

Mülkiyet hakkı; bir kimsenin bir eşya üzerinde, hukuk düzeninin sınırları içinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisini ifade eden mutlak bir haktır. Bu hak yalnızca Türk Medeni Kanunu ile değil, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alınmıştır.


2. TMK Madde 683 Kapsamında Davanın Tanımı

Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesi, mülkiyet hakkının içeriğini ve malikin bu hakkı korumak için başvurabileceği dava yollarını düzenlemektedir:

"Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de talep edebilir."

Bu hüküm, mülkiyet hakkının hem pozitif yönünü (kullanma, yararlanma, tasarruf) hem de negatif yönünü (haksız müdahaleleri durdurma hakkı) bir arada sunmaktadır.

El atmanın önlenmesi davası; malikin zilyetliğine veya mülkiyet hakkından doğan yetkilerine engel olan, hukuki bir dayanağı bulunmayan her türlü müdahaleye karşı açılır. Davanın temel amacı, mülkiyet hakkının özüne yönelik saldırının bertaraf edilerek taşınmazın ya da taşınırın malik tarafından özgürce kullanılabilir hale getirilmesidir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2023/5875 E. – 2024/1179 K. sayılı kararında bu ilkeyi şöyle ifade etmiştir:

"TMK m. 683 uyarınca 'malini haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği' belirtilmiş olup karar, mülkiyet hakkının korunmasını vurgulamaktadır."


3. Haksız Müdahalenin Varlığı ve Devam Etmesi Şartı

Davanın kabul edilebilmesi için müdahalenin haksız nitelik taşıması gerekir. Haksız müdahale; davalının taşınmaz üzerinde herhangi bir mülkiyet hakkı, sınırlı ayni hak (irtifak, intifa vb.) veya kişisel hak (kira sözleşmesi gibi) bulunmaksızın taşınmazı kullanması ya da malikin kullanımını engellemesi olarak tanımlanır. Davalının kullanımı bir sözleşmeye veya kanundan doğan bir hakka dayanıyorsa müdahalenin haksızlığından söz edilemez.

Bunun yanı sıra, davanın açıldığı sırada müdahalenin hâlâ devam ediyor olması ya da tekrarlanma tehlikesinin bulunması aranır. Geçmişte gerçekleşmiş ve sona ermiş bir müdahale için el atmanın önlenmesi davası açılamaz; bu durumda yalnızca tazminat (ecrimisil) talepleri gündeme gelebilir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2014/1859 E. – 2016/6870 K. sayılı kararında şu tespitte bulunmuştur:

"Mahkemece, davalının işgalci konumda olduğunun tespiti ile birlikte tapulu taşınmaza yönelik müdahalesinin devam ettiğinin mahallinde yapılan keşif ile açıkça görüldüğü, davalının herhangi bir hakka dayanmayan müdahalesinin menine, taşınmazın kaline..."

El atmanın önlenmesi davası bakımından davalının iyi niyetli olup olmaması kural olarak önem taşımaz. Ancak bu husus, ecrimisil veya yıkım gibi ek taleplerde belirleyici olabilir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2018/6390 E. – 2020/7167 K. sayılı kararında konuyu şu şekilde özetlemiştir:

"Mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır... Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür."


4. Davacı ve Davalı Sıfatı

Davacı (Aktif Husumet)

El atmanın önlenmesi davasını açma hakkı, mülkiyet hakkı sahibine aittir; yani tapu kaydında malik olarak görünen kişi ya da kişilere.

Paylı mülkiyette her paydaş, kendi payına yönelik müdahalelerin önlenmesini tek başına talep edebileceği gibi, üçüncü kişilere karşı taşınmazın tamamı üzerindeki müdahalenin durdurulmasını da isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde ise kural olarak ortakların birlikte hareket etmesi gerekmekle birlikte, mülkiyeti korumaya yönelik bu tür davalarda her bir ortağın münferiden dava açabileceği de kabul edilmektedir.

Davalı (Pasif Husumet)

Dava; taşınmaza haksız olarak müdahale eden, onu elinde tutan ya da malikin kullanımını engelleyen kişiye yöneltilir. Davalı, taşınmazı bizzat kullanan kişi olabileceği gibi, haksız bir yapı inşa eden veya komşu parselin bir bölümünü kendi mülküymüş gibi kullanan kişi de olabilir.

Müdahalenin bir yapı aracılığıyla gerçekleşmesi hâlinde davanın, yapıyı inşa eden ya da yapının üzerinde bulunduğu taşınmazın malikine karşı açılması gerekir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2023/337 E. – 2024/1280 K. sayılı kararında bu ilkeyi somutlaştırmıştır:

"Davalılara ait binanın davacı taşınmazına taşkınlığı haklı bir nedene dayanmadığından el atmanın önlenmesine ve yıkıma ve ecrimisile..."

TMK Madde 725'te düzenlenen taşkın yapıya ilişkin özel koşullar (iyi niyet, bedel ödeme vb.) gerçekleşmedikçe, mülkiyet hakkı sahibinin talebi doğrultusunda müdahalenin önlenmesine hükmedilmesi gerekir.


Sonuç

El atmanın önlenmesi davası; mülkiyet hakkı ihlal edilen malikin, haksız müdahaleyi gerçekleştiren kişiye karşı açtığı, mülkiyetin mutlak korumasını hedefleyen bir dava türüdür. Davanın başarıya ulaşması için davacının mülkiyet hakkını ispatlaması ve davalının müdahalesinin haksız ile güncel olduğunu ortaya koyması yeterlidir.



Rehberin Diğer Bölümleri

  1. El Atmanın Önlenmesi Davası Nedir? (bu sayfa)
  2. Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Rehberi
  3. Taşkın Yapı ve Yıkım (Kal) Davası
  4. Paylı ve Elbirliği Mülkiyetinde Davalar
  5. Keşif, Bilirkişi ve Ecrimisil Hesaplama
Paylaş:
Atmaca Hukuk Bürosu

Atmaca Hukuk Bürosu

Sakarya Barosu'na kayıtlı, 3 yıllık deneyime sahip avukat. Ceza hukuku, ticaret hukuku, aile hukuku ve iş hukuku alanlarında uzman.